Viski ve Şarabın peşinde bir içki emekçisi...
instagram : @icmedensarhos
e-mail : info@icmedensarhos.com
TRAKYA BAĞ ROTASI - 1
İstanbul'a birkaç saat mesafede çok kaliteli şarapların üretildiği butik şaraphanelerimizin olduğunu nedense pek çok insan bilmez. Biz de ne zamandır yapmayı planladığımız Trakya Bağ Rotası gezimizin birncisini (birincisi diyorum çünkü rotayı tamamlamak için birkaç sefer daha bu bölgeyi ziyaret etmek şart) 23-24 Mayıs 2015 tarihlerinde gerçekleştirdik. Hedefimizde Chateau Nuzun, Melen ve Chamlija vardı.
 
Cumartesi sabah 08.00 sularında İstanbul'dan hareket ediyoruz. 09.30 sularında Marmara Ereğlisinde denize karşı yaptığımız kahvaltı sonrası 11.00 gibi Chateau Nuzuna varıyoruz.

Chateau Nuzun, uzun yıllar Amerika'da Elektronik Mühendisi olarak çalışan bir karı-koca olan  Necdet Uzun ve Nazan Uzun'un 2005 yılında Türkiye'ye dönerek Tekirdağ bölgesinden 146 dekar arazi almasıyla başlayan bir macera. Tamamen organik tarımla yetiştirdikleri üzümlerinden ilk şaraplarını 2008 yılında üretmişler. 
Ziyaretimiz sırasında Nazan Hanım bize şaraphane ve mahzenlerini gezdirerek üretim aşamaları ve üretim felsefeleri hakkında detaylı bilgiler veriyor. Daha sonra tadıma geçiyoruz.

Tadıma bir rose ile başlıyoruz. Cabarnet Sauvignon, Merlot, Syrah ve Zinfandel blendi olan bu rose yemek öncesi ya da yaz akşamlarında serinelemek için güzel bir alternatif.
Tadımda sırada kırmızılar var. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, Necdet Bey ve Nazan Hanım kırmızı şarapları ile çok iddialılar. Tadımını yaptığımız kırmızılar sırasıyla Chateau Nuzun 2011 4'lü kupaj (Cabarnet Sauvignon, Merlot, Syrah, Pinot Noir), Chateau Nuz 2011 4'lü kupaj (Cabarnet Sauvignon, Merlot, Syrah, Öküzgözü), Chateau Nuzun Merlot 2011, Chateau Syrah 2011 oluyor. Tüm kırmızı şarapların yıllandırılması için Fransız meşe fıçılar kullanıldığını da söyleyelim. Tüm bu şaraplar içinde en öne çıkan ise Chateau Nuzun 2011 4'lü kupaj (Cabarnet Sauvignon, Merlot, Syrah, Pinot Noir) oluyor. Meşe, orman meyveleri, pekmez, çiçek kokuları ile dolgun ve alkol-asit dengesi yüksek çok kaliteli bir şarap olarak notlarımıza giren bu şarabı şiddetle tavsiye ediyoruz.
Chateau Nuzun'dan ayrılıyoruz. Öğle yemeği için durağımız Şarköy Marinada bulunan sevimli bir balık lokantası, Balıkname. Lezzetli balıkların, nefis mezelerin ve muhteşem deniz manzarasının eşliğinde güzel bir öğle yemeğinin ardından tekrar yollara düşüyoruz. Bu seferki durağımız Hoşköy'de bulunan Melen Şarapçılık.
Deniz kenarında bulunan Melen Kafe'de bizi Funda Hanım ve Cem Bey karşılıyorlar. Melen'in Orpheus serisinden lezzetli şaraplar tadacağız. Sırası ile Rose bir şarap olan Soli (yani Güneş), 85 yıllık bir bağ'dan toplanmış Papazkarası üzümlerinden yapılmış Melen Papazkarası Reserve, Miracula (yani mucize) ve Fatum (yani kader) olmak üzere 4 şarap tadıyoruz. Özellikle Cabarnet Sauvignon ve Tempranillo kupajı olan Miracula gerçekten de adına yakışır mucize bir tat bırakıyor damaklarımızda. Ayrıca Anfora şişeler kullanılarak şişelenmiş Papazkarası rezerv de bizi çok etkiliyor. Akşam yemeği için de yine Melen Kafe'yi tercih ediyor ve bu yemeğin yanına 1 şişe daha Papazkarası Rezerve açtırıyoruz. Çok keyifli geçen günün ardından konaklamak üzere Tekirdağ Ramada otele doğru yola çıkıyoruz.
Pazar sabah kahvaltının ardından tekrar yollara düşüyoruz. Bu sefer hedefimiz Chamlija şarapçılık yani Büyükkarıştıran Köyü. 11.30 sularında hedefimize ulaşıyoruz. Tadımı Chamlija şarapçılığın anlaşmalı olduğu bir restoranda yapacağız. Restoran yeşillikler içinde huzur dolu bir mekan. Bizi Arzu Hanım karşılıyor. Biz gelmeden önce tadım masası kurulmuş, şaraplar soğutulmuş/havalandırılmış. Herşey hazır. 
Chamlija'da 7 çeşit şarap tadıyoruz. Beyazlardan Riesling, Albarino, Chardonnay ve kırmızı şaraplardan Cabarnet Cabarnet, Papaskarası, Pinot Noir ve Nevi Şahsına Münhasır. Chamlija özellikle beyaz şaraplarıyla çok iddialı. Fransız meşe fıçılarda olgunlaştırılmış Chardonnay'ın yıllandırılabileceği bilgisini alıyoruz Arzu Hanım'dan. Chardonnay tek kelime ile muhteşem. Kırmızı şaraplarından ise Cabarnet Sauvignon ve Petit Verdot kupajı olan Nevi Şahsına Münhasır'a bayılıyoruz. Tadımımızı öğle yemeği sürprizi takip ediyor. Yemekte restoranın özel lezzeti oğlak çevirmeyi tercih ediyoruz. Yanında elbetteki Nevi Şahsına Münhasır bir şarap içmeliyiz. Biz de öyle yapıyor ve hem doğanın hem Chamlija şaraplarının hem de lezzetli etlerin tadını çıkarıyoruz.

İstanbul'a dönme vakti geliyor. Geri dönüş yolunda bir sonraki Trakya Bağ Rotası seyahatimizin planlarını yapmaya başlıyoruz bile.